17.yüzyılda
buralara uğradığını ifade eden Evliya Çelebi'nin yöreyi Kara
Yalvaçoğlu'nun fethettiğini belirtmesinden dolayı , adının Kara Yalovaç
olduğu söylenmektedir.Katip Çelebi de, Yalakabad adından söz etmekte ve
Yalıova dendiğini belirtmektedir.
19.yüzyılda, araştırmacıların yöreye geldikleri,Karayalovaç yahut
Jailakabad veya Yalıova da denildiği bilinmektedir.Yalıova olan bu adın
zamanla (-ı) harfinin düşmesiyle , Yalova olarak söylendiği ifade
edilmektedir. Antik çağda Xenodochıon olan yerleşme hakkında kesinlik
kazanmış bir bilgi yoktur.Başlangıçta kesin bilgiler olmadığı için, tek
başına tarihini ortaya çıkarmak mümkün olmamıştır.Buluntulardan edinilen
varsayımlara göre, Yalova Prehistorik çağda bir geçit yeridir.
Bu bölgede M.Ö. 700 yıllarında Bithynler, M.Ö. 1200 yılında Frigler
egemen olmuşlardır.Bizanslılardan sonra, bir süre Selçuklular'ın
yönetimine giren kasaba ,Haçlı seferleri sırasında yakılıp, yıkılmıştır.
1867'de Bursa Merkez Sancağı'na bağlı kaza iken, 1901'de Bağımsız İzmit
Sancağı'na bağlanmıştır.
Atatürk'ün isteği üzerine, 1930 da İstanbul ilçeleri arasına katılan
Yalova,5 Haziran 1995 tarihli, 550 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin
,6 Haziran 1995 tarih ve 22305 sayılı Resmi Gazete de yayınlanması
ile,Bursa - Gemlik ilçesine bağlı Armutlu beldesi ve
Kocaeli-Karamürsel'e bağlı Altınova,Subaşı ve Kaytazdere beldelerini de
sınırları içine alınarak il olmuştur.
Kaynak : Yalova Belediyesi
http://www.yalova-bld.gov.tr
|